@article{article_1864018, title={Türkiye’de Sosyal Medya Dezenformasyonlarının Siyasi Kutuplaştırıcı Rolü: X Platformu Örneği}, journal={Bilgi Teknolojileri ve İletişim Dergisi}, volume={4}, pages={1–32}, year={2026}, DOI={10.66643/btkdergi.1864018}, url={https://izlik.org/JA67TW56TS}, author={Özçelik, Deniz and Kara, Mustafa}, keywords={Kamu Güvenliği, Siyasi Kutuplaşma, Nefret Söylemi, Sosyal Medya, 7418 Sayılı Dezenformasyon Kanunu.}, abstract={İletişim ve bilişim teknolojilerindeki gelişmeler, internet ve sosyal medya kullanımını yaygınlaştırmıştır. İnsanlar yurtiçi ve yurtdışı gelişmelerden daha hızlı haberdar olmaya başlamışlardır. Ancak manipülasyon amaçlı üretilen ve sosyal medya platformlarında kontrolsüz biçimde yayılan yalan/yanlış içerikler siyasal kutuplaşmayı keskinleştirdiklerinden, ülkelerin iç ve dış güvenliğini tehlikeye sokma riski bulunmaktadır. Söz konusu güvenlik riskine istinaden, Türkiye’de Dezenformasyon Kanunu diye anılan 2022 tarih ve 7418 sayılı “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çıkarılarak, toplumu yönlendirme amaçlı kasıtlı/kasıtsız, yalan/yanlış sosyal medya içeriklerinin toplumsal barışı ve kamu düzenini bozmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, sosyal medya dezenformasyonlarının siyasi kutuplaştırıcı rolünün belirlenmesidir. Araştırma nitel bir yaklaşımla, örnek olay desenine göre şekillendirilmiştir. Türkiye’de 10.04.2025-10.06.2025 tarihleri arasında, ülke gündeminde yer alan haberler çerçevesinde, X (Twitter) Platformunda üretilen ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yalan/yanlış olduğu ilan edilen içeriklerle araştırma sınırlandırılmıştır. Araştırma verileri doküman incelemesi yöntemiyle toplanmış, kodlanarak temalar ve alt temalar şeklinde kategorize edilmiştir. Veriler içerik analiziyle çözümlenmiş, MAXQDA Programı kullanılarak kategoriler arasındaki ilişkiler görselleştirilip değerlendirilmiştir. Sonuçta dezenformasyon haberlerine ilişkin, X Platformu’nda yapılan olumsuz yorumların sırayla “siyasi görüş, etnik köken, dini inanç ve cinsiyeti” hedef aldıkları; genel yönelimlerinin bariz bir şekilde saldırgan, söylem tarzının ise baskın biçimde ayrıştırıcı, nefret, hakaret/küfür, alay unsurlarını barındırdıkları anlaşılmıştır.}, number={1}